Ömer Hakan Baki

Bir girişimcinin hikayesi…

Yeni normlar – Sosyal Medya [TTNET]

Türkiye’nin en büyük Teknoloji ve iletişim şirketlerinden birisi olan Türk Telekom’un Sosyal ağlar ve medya düzen ile ilgili olarak youtube dan sunduğu video’yu sizler ile paylaşmak istedim.Verilerin bir çok kişi tarafından bilinse’de toplum ve ülke olarak hatta dünya olarak nereye doğru bir yol aldığımız hakkında bize kısa bilgiler veriyor.Keyifli seyirler!…

Mobilin Yarattığı Ekosistem

Son 1 yıldır şu cümle ağızlara pelesenk olmuş durumda: ¨Gelecek mobilde!¨ Son 6 aydır ise mobil platformlarda bunun yansımalarını çok rahat görüyoruz.

Eski değil, henüz bu hafta gelen bir habere göz atalım; Etohum’dan 14 yatırım birden!

Etohumda gerçekleşen bu 14 yatırımın 5 tanesi mobil platformlarla alakalı. Yani yatırım yapılan toplam girişim sayısının %35′i!

Continue reading

Girişimciler için verimlilik

Girişimcilik aslında sadece işle ilgili bir kavram değil, bir yaşam biçimi ifadesi. Bir işletmede 9 – 6 çalışmak ile kendi işini yapmak arasındaki fark ne kadar büyükse, bu iki farklı iş alışkanlığını sürdürebilmek ile ilgili bireysel gereksinimler de aynı oranda farklı. Bu yüzden girişimcilikten bahsederken sadece rakamlardan, hedeflerden, stratejilerden bahsetmek de büyük resmin diğer bölümlerini gözden kaçırmaya neden olabilir.

Her şeyden önce girişimcinin var olan kurallar yerine kendi kurallarını meydana getirmesi gerekiyor. Örneğin verimlilik. Çoğu kişi girişimcilerin çok çalışması gerektiğini söyler. Ama asıl önemli olan çalıştığınız süre değil, o sürede neler yapabildiğinizdir. O yüzden çalışma sürenizden önce ne kadar verimli olabildiğinize odaklanmanız daha önemli.

Üstelik kendi işini yapan biri için alıştığımız verimlilik kuralları da tek başına yeterli değil…

Geleneksel verimlilik kurallarını daha önce defalarca duymuşsunuzdur zaten. Erken kalkmak, toplantıların gündem ve süresini önceden belirlemek, planlar yapmak, hedefler belirlemek, detaylara takılmamak, hayır demeyi öğrenmek ve daha fazlasını burada tekrar etmeye gerek yok.

Benim asıl bahsetmek istediğim girişimciliğin doğasına uygun biraz daha farklı verimlilik alışkanlıkları.

Genel bir girişimci profilinden bahsettiğimiz için bu ipuçlarının tamamının herkese uygun olacağını düşünmek gerçekçi değil. Ama umuyorum ki bunları okuyan her girişimci kendisine uygun birden fazla madde bulabilir. Sizler de kendi tecrübelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz… Continue reading

Yeni TTK ile Limited mi, Anonim mi Daha Avantajlı?

Yeni TTK ile Limited mi, Anonim mi Daha Avantajlı? Konusu hakkında bilinmesi gerekenleri bir bilen ağzından dinlenmesini Yeni bir ticari hayata atılmanın arifesinde olan tüm okuyucularıma faydalı olacağını düşünüyorum.2012′nin hepimiz için doğru kararların alındığı,başarı dolu ve bol kazançlı bir çok yeni iş ortamının oluştuğu bir yıl olmasını diliyorum .

 

Yeni TTK ile Limited mi, Anonim mi Daha Avantajlı?
TEB KOBİ TV.

Girişiminizi hızlandırabilecek 20 kuluçka merkezi

Bir kaç yıldır Türkiye’de internet girişimleri ekosisteminden bahsediyoruz ancak ‘ekosistem’ kavramı bizim için yeni yeni anlamını dolduruyor. Bunun en önemli göstergelerinden biri internet girişimcilerine destek olacak kuluçka merkezlerinin ve organizasyonların sayısının artması.

Bir ekosistemin ciddi ilişkiler zinciri ve süreklilik gerektirdiği düşünülürse, girişimciler için bu tür hizmet ve yatırım ağlarının gerekliliği daha iyi anlaşılabilir.

Aşağıda Türkiye’deki girişimcilere danışmanlık yapan, yatırımcı bulan, destek olmak isteyen kuluçka merkezlerini sıraladık.

Kuluçka merkezi tanımını burada geniş olarak kullandığımızı; sadece ofis sunan, yatırımcı bulan değil, destek olan organizasyonları listeye eklediğimizi belirtelim. Continue reading

Hayatım,Mobilim Ben…

Şimdi size 1995′lere götüreyim ve bir anımı paylaşayım.  Bakırköy Meydanı’nda yürürken etrafımdaki insanlar bana bakıyordu. Normal ev telefonundan beni aramıştı evdekiler. Müthiş bir heyecandı. Elimde Panasonic G-500 cep telefonu vardı. Türkiye’de olan 3 markadan ben Panasonic‘i seçmiştim, diğerlerinden farklıydı çünkü titreşimliydi. Dolmuşta vb. yerlerde beni dışarıdan arayanlar olduğunda utana sıkıla telefonu cebimden çıkarıp konuşuyordum. (Nedense çaldığında dolmuşta homurdanmalar olurdu. Görgüsüzdüm sanırım)Neyse ki artık özgürdük. İstediğimiz yerden telefonla görüşebiliyorduk. Belki de tutsak :)

Bugün 2012′li yılları yaşadığımız şu günlerde yanımdan ayırmadığım iPhone 4 modeli ile yaşıyorum. Bana herkesten yakın ve herkesten daha çok yardımcı oluyor. E-mail, Twitter, Facebook, takvim,Foursquare, oyun, internet, kitap, film, video, müzik, gazete, uçak saatleri ve bilet/check-in, Navigasyon,MSN, TV, trafik, sunum, hesap, exel, word, whatsapp, viber, gayrimenkul arama offf yoruldum sayamıyorum. Sonu ucu bucağı yok.

Müthiş bir alet, bana her yerden ulaşabiliyorlar. İyi de zaten dünyanın en fazla GSM telefonlarını tüketen ülkelerinden birisiyiz bunları neden söylüyorum. Şunun için söylüyorum. Önümüzdeki yıllarda Türkiye ve dolayısıyla Dünya mobilin bu rahatlığını daha ileriye götürecek. Haliyle hepimiz yürüyen reklam mecrası haline dönüşeceğiz.

Yani geleceğin teknolojisi ve haliyle reklam iletişimi mobilden geçecek.Mobil teknolojileri iletişim sektörünü oldukça yakından ilgilendiriyor. Benim de yakından takip ettiğim bir mecra. Şöyle ki, eski dönemde tüketici ve hedef kitleye ulaşılıp ulaşılmadığı tam olarak tespit edilemezken, şimdi artık kimin nerede ne kadar gezdiği nerelerde dolaştığı, hangi restoranları, hangi markaları beğendiği an an tespit edilip istatistik veriler haline gelebiliyor.Özellikle, sosyal medyanın ve insanların birbiriyle entegrasyonun gerçekleştiği bu mini canavarlar sayesinde dünya artık köy oldu bile.

Bugünlerde bu teknolojiyi sunan Apple IOS ve Google Android gelecek için şimdiden birbirlerine girmiş durumdalar. Steve Jobs “Androidle nefesimin sonuna kadar mücadele edeceğim” demesinin sebebi belki de apple’in geleceği için tehdit olarak görmesindendi. Yani kızışma artık MAC ve PC olmaktan çıkıp.IOS ve Android’e dönmüş durumda.

Şimdi asıl konumuza dönelim. Reklam ve pazarlama iletişimi buralardan insanlara ulaşacak. İşte reklamcıların işi de tam da burada başlıyor. Eskiden kağıt için 2D düşünülen işler artık 24 kare ile hareketli şekilde yaratılmaya başlanılacak veya başlanıldı. Mobile uygun yazılımlar, oyunlar, kampanya entegreli sayfalar vb. İnsanlara ulaşmaya başladı, başlayacak.

Aslında buraya kadar anlattıklarım biraz normal herkesin tahmin edebileceği şeyler. Asıl gelecekte nelerin olacağından bahsedecek olursak, özellikle QR-CODE mantağında çalışan programlar hayatımızı kolaylaştıracak. Herhangi bir mağazaya, restorana girdiğimizde orayla ilgili daha önceki müşterilerin yorumlarını anında görebileceğiz. Ya da hizmet alabileceğiz. Aşağıda QR CODE, mobil yazılım ve pazarlama iletişimi, hizmetin ve reklamın olduğu tamlamayı görebilirsiniz.

 

Continue reading

Girişimci Yalnızdır.

Sürekli fikirleri olan ama bir türlü harekete geçmeyen ve kendine girişimci diyenlerden bahsetmiyorum. Fikir üreten, uygulayan, sonucu ne olursa olsun denemekten çekinmeyen girişimciler bahsini ettiğim.Kendi işinin sahibi olma, işveren olma, projeler üretme, hakkında haberler çıkması ve buna benzer birçok cazibesi var girişimciliğin.

 

Nadiren de olsa başarısızlık hikayelerinin paylaşıldığı ama bu hikayeleri paylaşanların aslında çoktan büyük işler başardığı, çoğunlukla şişirilmiş başarı hikayeleri ile dolu bir yol girişimcilik yolu.Doğal olarak çok cazip içinde olmayana, davulun sesinin uzaktan hoş geldiği gibi…

Birçok girişimcinin başından geçmiş, birçoğunun hiç paylaşmadığı, girişimci adaylarının duymaktan pek hoşlanmayacağı gerçekler var hayatta.Hedefiniz iyi bir girişimci olmak ise, gerçekleri duymaya herkesten çok hakkınız var.

Girişimci yalnızdır, çünkü Continue reading

Screen Culture-”Ekran Kültürü”

2012’de ‘hayat’, daha yaygın olarak karşımıza çıkacak olan, etrafımızı çepeçevre saracak, daha kişisel ve daha interaktif ekranlarda yaşanacak.

SCREEN CULTURE tek başına bir trend olmaktan ziyade bu Trend Briefing’de sözünü ettiğimiz pek çok trendin kendini ortaya koyacağı bir aracı platform olma özelliği taşıyor. 2012 üç mega-teknoloji akımın çakışmasına sahne olacak: ekranlar (bugün olduklarından da daha): yaygın / mobil / ucuz / online olacak; interaktif ve sezgisel özellikteki ekranlar (dokunmatik ekranlar, tabletler vs); ekranın ötesinde yer alanlar için arayüz (mobil internet ve yeni cihazlarla 2012’de giderek yaygınlaşıp sonunda adım başı rastlayacağımız bir teknoloji halini alacak olan ‘cloud’, yani bulut teknolojisi). İşin aslı, tüketiciler gelecekte ekranın kendisi ve ekran üzerinden ulaşılabilen özellikler dışındaki herşeyi görmezden gelecekler.

‘Online’ ile ‘offline’ın çakışması fenomeni (kısa süre önce yayınladığımız RETAIL RENAISSANCE(PERAKENDE RÖNESANSI) Trend Briefing’inin OFF=ON bölümüne bakın), tüketicilerin yeni ürün ve hizmetler keşfetmek ve mevcut seçenekler arasından tercih yapmak için arkadaşları, fan’ları ve takipçilerinden oluşan sosyal ağlarına başvurmasını anlatan THE F-FACTOR (F-FAKTÖR) trendi, ‘rahatlık/kolaylık/pratiklik’ gibi etkisini hiç yitirmeyen bir mega-trend veya INFOLUST trendi olsun, tüketici kültürünün her yere ve herşeye nüfuz edecek olan SCREEN CULTURE tarafından şekillendirilmesine ve bizatihi o platformda yaşanmasına hazırlıklı olun. Continue reading